12 Kasım 2013 Salı

Ergenlikte Kilo Sorunu ve Çözümü


                     Genç arkadaşım hoş geldin. Seninle buluşmamızın nedenini yukarıdaki resim çok güzel özetliyor öyle değil mi?
Hani bir söz var "damdan düşen damdan düşenin halini bilir" diye ilk yazımda da anlattığım gibi bende 14 yaşımda başlayan kilo kabuslarıyla savaşmış biriyim. Üflesen uçacak diye tabir ettiğimiz kilolarda olan arkadaşlarımın yanında hem boy hemde kilo olarak fazla görünsem de sürekli basketbol oynayan biri için olması gereken bir kilodaydım önceleri. Şunu belirtmeliyim kendimi bildim bileli her zaman sporu sevdim ve yaptım. Bisiklet, koşu, yüzme, basketbol, masa tenisi gibi ulaşabildiğim her sporu büyük bir zevkle yaptım. Haliyle manken gibi incecik olamayacağımı anlamam uzun zaman aldı. Uzatmayayım üniversite sınavına hazırlanırken uzun süreli basketbol antrenmanlarını bırakıp günde 6 saatten fazla çalışma masasından kalkmadan geçen günlerin bittiği gün tartıya çıktığımda gördüğüm rakam beni şok etmişti. 56-57 kilolardan 78 kiloya çıkmış ve bunu fark etmemiştim. Ne kadar üzüldüğümü tarif etmem imkansız. 
              Şişko bir üniversiteli olmayı kabullenemezdim. Sürem çok kısaydı. Ama babamdan öğrendiğim " İstedikten sonra imkansız diye bir şey yoktur!" sözü beynimde yankılandı. 
              Artık sınav bitmişti. Kitapların hepsini kaldırdım. Artık benim zamanım gelmişti. 3 ay vardı ve işe kendimi severek başlamalıydım. Çalışma masasını balkonuma çıkardım (keyif saatlerim için ;)). Duvarlarımda asılı olan sınava ait ne varsa indirdim. Birde basketbolcu posterlerini tabiiki :). Artık bir genç kız olmanın vakti gelmişti. 
             Peki zayıflamak için başka neler yaptım bir bakalım;


  1. Kaç kilo olmak istediğimi sınavdan kalan küçük post-it kağıtlara en sevdiğim renkli kalemlerle yazarak odamın bütün duvarına bolca yapıştırdım. Kapı koluna yakın olan yere daha çok yapıştırdım ki hedefim aklımdan hiç çıkmasın diye. İnanmayacaksınız televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesine varıncaya kadar her yerde (60) yazıyordu. Evdekiler önce dalga geçse de ben hepsine kulağımı tıkadım hedefimden şaşmadım.
  2. 12 yaşlarımda dedemin çok garip bir el yazması defteri elime geçmişti. Dedem 98 yaşında hiç bir hastalığa yakalanmadan vefat etti bunu da belirteyim. Bu koca defterde belki 500 kadar bitkisisel karışım tariflerinden en çok dikkatimi çeken "tontonları fidana dönüştürür" notuyla başlayan karışımın tarifi aklıma geldi. Doğal bir tarif olduğu için listeme bunu da aldım. Karışımın tarifini " Sarımsaklı Elma Sirkesi Turşusu" isimli yazımdan alabilirsiniz.
  3. Sahil kentinde yaşamamın verdiği avantajı da kullanmalıydım. En sevdiğim şey zaten yüzmekti ama bu tonton bacaklarla insanların içinde yüzemeyeceğimi düşündüğüm için erken saatlerde 7 ile 9 arası evden yürüyerek  yüzmeye gidip gelmeye başlamalıydım. Unutmayın yüzmek kilo verme sürecini hızlandırır ayrıca selülit görünümünü de gözle görülür şekilde azaltır. Deri elastikiyetini arttıracağı içinde kilo alıp vermeye bağlı çatlak ve yırtılmaları engeller. 
  4. Yemek konusunda da dikkatli davranmalıydım. Ama gelişme döneminde olduğumun farkındaydım kısa dönemde zayıflamak için vücuduma zararda veremezdim. Öyleyse seçerek yemek en doğrusuydu. 


         Unutmayın hem spor yapıp hemde kalorisi çok düşük olan diyetler uygularsanız evet çok zayıflarsınız ama diyetiniz bittiğinde o kilolar 2 katı olarak size geri döndüğü gibi kaslarınızı da erittiğiniz için hantallaşır telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açarsınız.   
           Peki seçerek yemek ne demek? Birincisi her dolabın önüne geçtiğimde önce hedefime baktım sonra kapağını açtım. İkinci olarak hala tadına doyamadığım cipslerin önünden geçerken onları ellerindeki yağ tabancalarını bana doğrultmuş düşmanlar olarak görmeye başladım. Hatta ödül günlerimde dahi onlara yaklaşmadım. Son olarak ev yemeklerini de seçerek yedim. Eğer tabağıma konan yemek yağlı görünüyorsa 5 kaşıktan fazla asla almadım. 3 ay buna dayanmak hiç zor olmadı. Hatta bu alışkanlık haline geldi. O günden beri yağlı görünen bir yemeğe 5 kaşıktan fazla yaklaşamıyorum ;). Birde kızartma olayı var o konuda zaten hoşlanmadığım kızartmanın tadını unuttum diyebilirim. Çoğunuzun yaşadığı tatlı krizlerini de dolapta her zaman bulundurduğum bitter çikolatalardan 1 -2 parça yedikten sonra üzerine bir bardak ılık su içerek 1 hafta içinde krizden çok tatlı dakikalara çevirdim. Bu yöntem çok işinize yarayacak garanti veriyorum.
        


                   Evet arkadaşlar hepsi bu kadar. 3 ay sadece bunları yaptım ve 3 ayın sonunda 18 kilo hiç zorlanmadan uçtu gitti. Şu her yerde okuduğunuz kaçamak denen şey neyse ben onlara tatlı dakikalar adını vermiştim. 3 aylık tatlı maratonumun en hoş anlarıydı. Korkmayın 2 değil üç parça çikolata yediniz diye vücudunuz sizi kırbaçlamayacak. Şu an yanımda o döneme ait fotoğraflarımdan olmadığı için koyamadım. Ama arıyorum. Bulduğumda öncesi ve sonrası resimlerimi en kısa sürede ekleyeceğim.

                  Özetlersek;

  1. KENDİNİ SEV
  2. CESARETİNİ TOPLA
  3. KARAR VER
  4. KARARINI YAZ
  5. PLANINI YAP
  6. UYGULA hepsi bu kadar... 
                Yazımı okuyanların sesini duyar gibiyim. Eee kışın ortası yüzmeye mi gideceğiz bu soğukta? Karışım kaç kilo verdiriyor? Sen 18 kilo verdin diye bizde mi 18 kilo vereceğiz? 
                Yapmanız gereken şu; hedefiniz kaç kilo olmak öncelikle bunu belirleyin ve mutlaka yazın. Bilinçaltında buna inanmadığınız sürece günde 10 saat spor yapsanız dahi istediğiniz sonuca ulaşamadan vazgeçersiniz.                     Spor yapma konusuna gelince en kolay yol yürüyüş olacaktır. Hatta anneniz veya sizinle aynı sorunları yaşayan bir arkadaşınızla yapacağınız 1 saatlik yürüyüş motivasyonunuzu arttırıp kilo vermenize yetecektir. 
                 Yemek konusunu detaylı olarak anlattığımı düşünüyorum. Bu konuda kendinize asla ağır diyetlerle işkence uygulamayın. Sadece vücudunuzda ödem sorunu yaşıyorsanız buna uygun bir beslenme listesini yazılarımın arasında bulacaksınız. 
                 Genç arkadaşlarım bu son satıra kadar okumuşsanız eğer yazdıklarımı dikkate almış ve uygulayacak olan kişilerdensiniz. Bu yolda yaşadığınız sıkıntıları paylaşmak, soru sormak veya haberin olsun bende başladım bu programa diyorsanız yorum bölümünden paylaşabilirsiniz...
                 
                 Görüşmek üzere... 



           

Site Yazarı Google +: Funda Gül