13 Kasım 2013 Çarşamba

Hamilelik Sonrası Kilo Verme


                   Merhaba arkadaşlar. Şu anda bu yazıyı okumaya karar veren annelerin o tatlı bebeklerinin bıraktığı kilolara veda zamanı gelmiş diye düşünüyorum. Haklı mıyım? Güzel meleklerimizi doğurduk, emzirdik, uykusuz geçen gecelere direndik bir baktık kilolar almış başını gitmiş. Neyse üzülmeye gerek yok ilk yazımda da belirttiğim gibi geldikleri gibi gidecekler.
Hormonlara bağlı bu kilo değişimi rüzgarını birlikte aşacağımızdan eminim. Siz yeter ki isteyin. 
                 Aynı sorunu yaşamış ve üstesinden gelmiş biri olarak size şunu söylemeliyim ne kadar hızlı zayıfladığınızın farkına varamayacaksınız! Bende sizin gibi bu zor süreci atlatmış biri olarak duygularınızı anlayabiliyorum. Aynaya bakmadan geçen aylar, hamilelik döneminden kalan elbiselerden kurtulamadığınız günler, kadın olduğunuzu unuttuğunuz bu dönem gerçekten çok zor geçiyor. Hele birde eşinizin sizi beğenmediği hissine kapıldığınız anlar yok mu? Bütün bunlara dayanabilmek gerçekten her insanın yapabileceği şeyler değil. 
              Aslında bu geçici bir dönem ve eşiniz sizi beğenmiyor diye bir şey yok. Siz onun neslini devam ettiren, bunun için acılar çeken, hayatını bu yolda feda eden en değerli varlığı olduğunuzu unutmayın ve unutturmayın. Ama tek bir farkla durum böyle diyerek kendinizden vazgeçeceğiniz anlamına gelmiyor öyle değil mi? Bu su götürmez bir gerçek. Söylediklerim elbette normal bir gebelik süreci yaşamış ve bebeğini sağlıklı olarak kucağına almış anneler için geçerli. Bu kadar şanlı olamayan annelerden biri olmadığınız için şükretmelisiniz. Tek sorununuz bedeniniz olsun varsın, bunu çözmek çok kolay. Evet yanlış duymadınız çok kolay! İster ilk çocuğunu ister beşinci çocuğunu doğurmuş bir anne olun hamilelik süreci tamamlandıktan sonra vücudunuz hücre yenilemesi ve onarım sürecinde olduğu için hamilelik öncesinden, eski doğumlarınızdan kalan kilolarınızı dahi hayatınızın hiçbir evresinde bu kadar hızlı veremezsiniz. Peki bu oturduğumuz yerden mi olacak? Elbette ki hayır! Emek olmadan bu imkansız.
                 Peki ben nasıl başardım? 3 ay gibi kısa bir sürede bunu başarabileceğimi  bende tahmin etmemiştim. Hatta doğum öncesinde olduğum kilodan bile 4 kilo daha zayıf olmayı başarabildim. 
                 Gebeliğimde aldığım 23 kiloyu vermeye karar verdiğimde bebeğime sadece anne sütü vermem gereken 6 ay bitmiş, tatlı oğlum yiyeceklerin tadını öğrenmiş ve ek gıdalarla aktif beslenme dönemi başlamıştı. Artık daha dikkatli beslenmem gereken döneme girmiştim. Oğlumun da kendini toparlayıp dış dünyayı tanımaya başladığı bu dönemde artık bahar gelmişti. Dışarıda meyve ağaçları çiçek açmış, doğa yeşile bürünmüştü. Yürüyüş yaparak hem baharın tadını çıkarmalı hem de zayıflamak için bu fırsatı kaçırmamalıydım. Hepsi bu kadar değil elbette.

               Bakın neler yapmışım;
  1. Öncelikle karar verdim
  2. Hedefim gene 60 olmaktı, hedefimi belirledim ve bunu gene ergenlikte kilo verme yazımda yazdığım gibi post-it kağıtlara yazıp tabir-i caiz ise gözümün gördüğü her yere yapıştırdım. Öncelikle bilinçaltına bu durumu yerleştirmek için çok etkili bir yöntemdir, bilmenizi isterim.
  3. Hamilelikten sonra özellikle göbek bölgesinde yani alt karın dediğimiz bölgede daha önce hiç alışık olmadığım o koca kütleyi eritmek için sadece yürüyüşün yeterli olmayacağı kesindi. Pilates hep merak ettiğim fakat hiç denemediğim bir yöntemdi. Daha önceleri 2 yıl kadar fittness yapmıştım ama çocuğumla ilgilenecek kimse olmadığı için onu bırakıp gitmem imkansızdı. O zaman evde nasıl yapabilirim diye uzun süredir düşünüyordum. Bir süreden beridir de televizyonda Ebru Şallı'nın Pilates programı dikkatimi çekiyordu. Uygulaması çokta zor olmayan özellikle alt karın için gösterdiği hareketler çok işime yarayacaktı.              
                                                                                                                                     Pilates için gerekli olan tüm malzemeyi almalıydım. Öncelikle pilatesi oğlumun gündüz uyku saatlerinde yapmam gerektiği için 21 günde forma girme garantisi verdiği dvd sini aldıktan sonra hareketleri yaparken gerekli olan topu ve lastiği aldım ve başladım. Evde kimsenin olmadığı oğlumun uyuduğu herhangi bir saatte dvd yi takıp 45 dk süren programı ilk 21 gün hangi saatte olursa olsun yapmadan yatmadım. Hatta gündüz yapamadığım için gece bile yaptığım zamanlar oldu. Tabii bunu yaparken oğlumun uyanır uyanmaz dönmeye başlayıp dünyayı keşfetmeye başladığı bir dönem olduğu için yere onu görebileceğim şekilde yatırıp pilatesimi yaptığım için aklım onda kalmıyordu :).                                                                                          
                   
                   Hamilelik sonrası uyguladığım pilatesin videosunu ve ayrıntıları "Hamilelik Sonrası Pilates" isimli yazımda bulabilirsiniz.

    4. Bu güzel bahar mevsiminin tadını çıkararak oğlumla yapabileceğim 1 saatlik yürüyüşte hem stresimi azaltmak, hem oğlumun açık havadan faydalanması, hem de zayıflamak adına kaçırılmayacak bir fırsattı. Havanın ılık olduğu saatleri tercih ederek, telefonumu 30 dk sonrasına kurup, oğlumu bebek arabasına bindirip yola koyuluyordum. Neden 30 dk derseniz hedefime ulaştığım noktayı her gün tempoyu arttırarak geçmeye çalışıyordum. Kendi kendimle olan bu tatlı rekabet her gün daha zevkli oluyordu benim için. 
    5. Evet son olarak tabiiki yemek konusunda daha dikkatli olmalıydım. Hayatımda hiç diyet yapmadım desem yeridir. yaptığım sadece sağlıklı beslenme planı oldu her zaman. Süt verme döneminde olduğum için şekerden çok uzakta kalmak vücut direncimi ve kan şekerimin dengesini bozacağı için tatlı konusunda abartıya kaçmadan yemeye devam ettim. Balık tüketimini arttırdım (kaliteli bir süt için olmazsa olmazdır). Daha öncede söylediğim gibi tabağıma konan yemek eğer yağlıysa 5 kaşıktan fazla ağzıma sürmem. Bunu hayat prensibim olarak belirledim demiştim. Kızartma konusunda şanlıyım hiç aramam zaten. Yanmış yağlar sütünüzün kalitesini düşürüyor, unutmayın. Hamur işlerinde yapmamak en kolay yol ama yaptınız diyelim bir parçadan fazlası göbeğinizden basenlerinize doğru yolculuğa başlayacak unutmayın :). Geriye kalan ne kadar yemek varsa canım çektiyse yedim. Arada bazen çok kaçırdığım günler oldu. O zamanda demek ki vücudumun buna ihtiyacı varmış deyip geçtim. 
                    Biliyorsunuz ki süt verme döneminde vücudunuzun ekstra enerjiye, minerale,kalsiyuma, yağa, proteine hatta tuza ihtiyacı olacaktır. Bunları yeteri kadar almadığınız taktirde kendi depolarınızı tüketmeniz daha ciddi sağlık problemleri yaşamanıza neden olacaktır.
                    Evet tüm bunları uygulamak çok kolaydı ve tam 3 ayda benim 84 kilodan 57 kiloya inmemi sağladı. Aslında işin özü inanmaktan geçiyor. Kendimi sevdim, yapabileceğime inandım ve çokta uğraşmadan 21 günlük yoğun tempodan sonra haftada 3 ya da 4 gün pilatese devam ettim ama yürüyüşü haftada 5 gün mutlaka yaptım. Yediklerimi ise sadece seçtim. Hepsi bu kadar. Siz neden başaramayasınız ki! Söylediğim yöntemler ne çok pahalı, ne vücudunuza işkence edecek kadar zor, ne de imkansız şeyler değil. Kendini seven herkes başarabilir. 
                   Eğer soru sormak isterseniz, aklınıza takılan bir konu varsa ya da bende başladım canım diyorsanız buyurun yorum bölümüne...
                   Görüşmek üzere ;).... 




Site Yazarı Google +: Funda Gül