30 Aralık 2013 Pazartesi

Su İçsen Yarıyor Değil mi?


               "Su içsem yarıyor?" diyenlerin yalan söylemediği ortaya çıktı. Biliyorsunuz ki zayıflama sektöründeki eski ve yeni yöntemlerin hepsini araştıran biriyim. Ve tüm yöntemlerin işaret ettiği tek bir şey var oda su iç, su iç, su iç...
            
               Ama bu noktada yanlış giden bir şeyler var. Suyu doğru zamanda ve doğru şekilde içmediğinizde mide genişler ve bunun sonucunda da doyma hissi kaybolur. 

               Peki doğrusu nasıl olmalı? Bilim adamlarının yaptığı çalışmalardan çıkan sonuca göre güne erken başlayan ve kalktıktan en az yarım saat sonra kahvaltı yapan bireylerde metabolizma hızı artarak kilo birikimine engel olmaktadır. Alınan bu sonuç gerçekten doğrudur. Yalnız şöyle bir sıkıntıyı da beraberinde getirdiğini hepimiz biliyoruz. Erken saatlerde yaptığımız kahvaltılar sonrasında daha çabuk acıkır ve hele birde çalışıyorsak öğlen yemeğini düşünmekten iş yapamaz hale geliriz. İşte tam burada su devreye girmek zorunda kalıyor. 

             Eğer biz o erken kalktığımız günün ilk yarım saati içerisinde yarım litre su tüketir ve kahvaltıda direkt şeker diye adlandırdığımız reçel ve benzeri ürünleri tüketmez isek, hem metabolizma hızımız artar, hem suyun verdiği dolgunluk hissi nedeniyle kalorisi yeterli bir kahvaltı yapmak bedenimize iyi gelir. Bunun sonucunda da uçup giden kilolar ve taze, pürüzsüz bir cilt bizim olacaktır.

           Klasik bir ifade olan günde 2 lt su tüketimini tamamlamak için daha 1,5 lt daha su tüketeceğiz. İkinci yarım litresini ise öğlen yemeği arasında değil yemekten yarım saat sonra veya ikiye bölerek yani yemekten yarım saat önce ve yarım saat sonra tüketmek gerekiyor. Bu sayede hem çabuk doyacak hem de yemek sonrası içilen suyun doygunluk hissi vermesi sebebiyle çabuk acıkmayacaksınız. 

          Önceki yazılarımda da söylediğim gibi akşam yemeğinizi çok geç saatlere bırakmamalısınız. Üçüncü yarım litremizi de öğlen yemeğindeki gibi tükettikten sonra, son yarım litre suyumuzu da işte tam ihtiyacınız olan zamanda, erken yenen yemeğin sonrasında, açlık hissettiğiniz anlarda içmeniz; atıştırma, tatlı krizleri ve gece vücudun onarımı için ve leptin hormonu yani diğer bir ifadeyle zayıflama hormonunun devreye girebilmesine yardımcı olmak için tüketiyoruz.


         Artık uyuma zamanımız geldi. Burada da sizi bir bardak su bekliyor. Bu bir bardak suyu da organların kendini yenilemesi ve onarımı için bir nevi hediye niteliğinde vücudumuza armağan edeceğiz.

        Bu konuda size yine etkisi kanıtlanmış ve kendimde uyguladığım bir öneride bulunacağım. sabah ve akşam öğünlerinde tüketeceğimiz suyun içine taze sıkılmış limon eklediğinizde yağ yakımı ve toksin atmada önemli bir adım atmış olacaksınız. Bu küçük noktanın önemini alkali su olarak değerlendirdiklerini alkali diyeti yapanlar biliyordur. Bu arada alkali diyeti yapılmasını tavsiye etmediğimi de söylemek zorundayım. Alkali su ise bu konudan farklı olup yağ yakımında son derece etkili. 


          Bu yöntemi kullanarak su içen kişiler çok kısa sürede kilo vermeye başlayacak ve cilt sarkması olmadan yüzü çirkinleşmeden sağlıklı bir kilo verme süreci yaşayacaklardır. Benim yazılarımı takip edenler bilirler; denemediğim veya gözümle sonuçlarına şahit olmadığım hiç bir şeyi tavsiye etmem. Bu yöntemde yine diyet yapmayı sevmeyen için ki zaten obez ve morbit obez sınıfında olmayan kişiler diyet yapmadan çok rahat kilo verebilir ve diyet yapmalarına gerek yoktur. Suyla ne kadar rahat kilo verdiğinizi ve enejinizin arttığını bağırsaklarınız rahatladığını gördüğünüzde sizleri yorum bölümüne bekliyor olacağım..
.
         Bol Bol Değil Sağlıklı Su İçmeniz Dileğimle...



Site Yazarı Google +: Funda Gül